Öz Şefkat İle Kendimizi Sevme Meselesi

 

Arkadaşlarımıza, sevdiklerimize sevgi, empati, sabır, anlayış ve ilgi gösterirken kendimize neden göstermiyoruz? Neden kendimizi tanıdığımız herkesten çok üzen, yıpratan, ağlatan yine kendimiziz? Neden saçlarımızı takarken bile bu kadar hoyrat, krem sürerken bile vücudumuza ilgisiziz?

Çoğu zaman kendi acımızın farkında olmayız, özellikle de bu acı bizim kendi kendimizi acımasızca eleştirmemizden doğuyorsa. Kendimize şefkatli olabilmemiz, acı çektiğimiz gerçeğini görmekten ve kabul etmekten geçer. Acımasız eleştirilerle kendimize neler yaptığımızın farkına vardığımızda, ihtiyacımız olan şefkati de kendimize verebiliriz.

Kendimize şefkat göstermemiz ise kendimizi en iyi arkadaşımız olarak görmek ve öyle davranmaktır. Örneğin zor bir durumda kalan arkadaşımızı nasıl teselli ediyorsak bu sefer de kendimizi teselli etmek, kendimize sarılmak, kendi omzumuza vurmaktır. Peki, kendimize şefkat göstermek neden bu kadar zor?

Özellikle günlük hayatımızda kendimize en büyük düşmanımız gibi davranır, hata yaptığımızda ya da işimizi mükemmel yapamadığımızda, zorlandığımızda kendimize söylenir, hakaret eder, eleştirir, sorgularız. Kendimizi,  işimizi, ilişkimizi, evliliğimizi başkalarıyla kıyaslarız.

Kendimizi eleştirdiğimizde bedenimizin kendini tehlikeden savunma sistemini, sürüngen beyini kullanmaya başlarız. Bu sistem devreye girer çünkü fiziksel bütünlüğümüze tehdit olduğunda adrenalin ve stres hormonu olarak bilinen kortizol salgılarız, savaş veya kaç tepkisine hazırlanırız. Bu sistem bedenimizi hedef alan tehditler için gelişmiştir. Modern zamanlarda ise asıl tehdit genellikle bedenimize değil, benlik algımızdadır. Böylece kendimizle ilgili beğenmediğimiz bir şeyi, bir eksikliğimiz olduğunu düşündüğümüzde, kendimizi tehdit altında hissederiz. Soruna saldırırız: kendimize saldırırız.

 

 

İnsanoğlu Şevkat İle Motive Olur

Öz şefkat sadece ruhsal sağlımız için değil bedensel sağlığımızı da korur, motivasyonumuzu artırarak daha mutlu bir insana dönüşmemizi sağlar.

İnsanoğlunun da içinde bulunduğu memeli canlılarda yavrular doğduktan sonra da uzun süre gelişme gösterecek şekilde tasarlanmıştır. Memeliler içinde bebeklik sürecinde bakıma en çok ihtiyaç duyan varlık da insanoğludur. İnsanlarda sistem, bebeğin uzun süre anneye yakın durmayı ve güvende olmayı isteyeceği şekilde oluşmuştur. Bu, bedenlerimizin sıcaklığa, nazik dokunuşlara ve yumuşak seslere yanıt verecek şekilde, yani şefkate programlandığı anlamına gelir.  Araştırmalara göre, şefkat gördüğümüzde kortizol düzeylerimizi düşürüyoruz, iyi hissetme hormonları olan oksitosin ve opiat salgılıyoruz. Bu sistem kendimize şefkat gösterdiğimizde de aynı şekilde işliyor.

Kendimizi güvende ve rahat hissettiğimizde, elimizden gelenin en iyisini yapabildiğimiz ideal ruh halinde oluruz.

Her şeye sahipsiniz diyelim ya da çevrenize kıyasla daha şanslısınız ancak hayattan bir türlü tatmin olamıyorsunuz, hiçbir şey size yeterli gelmiyor. Öz şevkat ile yaşamdan tatmininizi arttırabilirsiniz böylece kendinizi daha mutsuz, daha depresif, kaygılı hissetmezsiniz. Kendimize şefkat gösterdiğimizde etrafımızdaki herkese şefkat gösteririz ve insanlık şefkat, iyilik ve sevgi ile gelişir.

Bir Cevap Yazın