Sonbahar Yorgunluğunu Önlemenin Yolları

Serinleyen havalar, artan trafik ve şehirlerin kalabalıklaşmasıyla yazın bittiğine inanmaya başladık. Uzun süren tatilleri, esintili sıcak yaz günlerini geride bırakırken vücudumuz ve psikolojimizde bu değişikliklerden etkileniyor. Üzerinizdeki durgunluk ve yorgunluk hali, yaşama olan isteğin azalması, başladığımız işleri bitirmekte zorlanma, erteleme ya da bir türlü harekete geçememe aslında oldukça olağan.  Tüm bu belirtiler artarak kronik yorgunluğa ve depresyona dönüşebiliyor bu yazımızda bahar yorgunluğunu üzerinizden atmanıza yarayacak önerileri derledik.

D Vitamini Alın

Sonbahar yorgunluğunun az miktarda gün ışığına maruz kalmak sonucunda iştahı kontrol eden ve kendimizi iyi hissetmemizi sağlayan hormon olan serotonin seviyelerindeki düşüşten kaynaklandığı düşünülüyor, özellikle kadınlarda daha çok görülüyor. Sonbahar yorgunluğu veya kış depresyonu olarak bilinen bu durumun belirtileri arasında depresyon, sürekli uyuma isteği, kendine güvende azalma, tahammülsüzlük, isteksizlik, utangaçlık ve panik atak var. Bu nedenle her gün en az 20 dk güneşlenmeye çalışın, kışın ise eczanelerde bulunan minik D vitamini kapsüllerinden içebilirsiniz.

Uyku Düzeninizi Oluşturun

Günler kısaldıkça uyku düzeniniz bozulur ve buna bağlı olarak yorgunluğunuz artar, ilkbaharla beraber günler uzamaya başlayınca belirtlier kendiliğinden yok olmaya başlar. Yeteri kadar uyuyamadığınızda gününüzün kalanı etkilenir ve özellikle masa başında çalışıyorsanız her yerde uyuma, yatma isteğinizle baş etmek zorunda kalırsınız.

Beslenmenizi Gözden Geçirin

Çoğu insan kışın doğru şekilde beslenmez. Depresif olduğumuzda, özellikle sonbahar ve kış aylarında çoğunlukla canımız karbonhidrat ağırlıklı yiyecekler çeker. Karbonhidratlar vücudun serotonin seviyelerini etkiler ve bizi bir süre mutlu hissettirir. Basit karbonhidratlar kan şekerinde ani bir yükseliş yaratır ardından da hızlı bir düşüş yaşanır, bu yüzden yulaf, bulgur, baklagiller, kepekli pirinç, tam tahıllı gıdalar gibi kompleks karbonhidratları tercih etmeliyiz. İşlenmiş şeker içeren gıdalardan uzak durun. Kan şekerinin bir anda değil de kontrollü olarak yükselmesini sağlayan besinler tüketerek daha uzun süre enerjik kalabiliriz. Çok fazla şeker tüketmekse beyin fonksiyonlarınızı değiştirir ve yavaşlatır. Çok miktarda yağ içinde kızartılan gıdalar ve beyaz unun yağ ile bir arada olduğu hamur işleri de yorgun hissetmenize neden olur.

Su Tüketiminizi İki Katına Çıkarın.

Susuzluk da yorgunluğun gerçek sebeplerinden biridir. Su tüketiminizi arttırmak ve suyunuza biraz limon veya nane katmak size hem canlılık katacaktır hem de vücudunuzda biriken ödemi atmanıza yardım edecektir.

Rahatlatıcı Aktivitelere Yönelin.

Hafif bir terapi, yoga ya da masajla kendinizi stresten olabildiğince uzaklaştıran aktiviteler yapın. Daha az kızgın, daha az öfkeli, daha az sıkışmış hissettiğinizde otomatik olarak enerji seviyeniz yükselecek ve kendinizi akışta bulacaksınız.

 

 

Bir Cevap Yazın